DOLAR
18,8053
EURO
20,4336
ALTIN
1.164,91
BIST
5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yalova
Hafif Yağmurlu
5°C
Yalova
5°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
5°C
Salı Hafif Yağmurlu
6°C
Çarşamba Az Bulutlu
9°C
Perşembe Çok Bulutlu
6°C

DEVLETİN AMEL DEFTERİ I

15.10.2022 19:03
0
A+
A-

Nasıl gelirim, Ya Rab! Mahşerde hesap görülür,
Boynum bükülür, defterim dürülür.

Sahih kaynaklara göre Peygamber efendimiz(S.A.V.) şu üç güzel şeyi yapan kulun öldükten sonra da amel defterinin açık kalacağını söyleyerek, bize müjde verir:

“İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat.”

buyurmuştur.

Bu dünyaya gelen herkesin inanıp iman ettiği kitap tektir, Kur’an-ı Kerim. Defter ise sayısız, sonsuzdur. Dünyada ne kadar insan varsa o kadar iyi ve kötü vardır. Bir o kadar da defter vardır.  Amellerimizin kayıt altına alındığına inandığımız amel defterimiz. Herkes kendi defterine, kendi iyilik ve kötülüklerini kendi yazar. Her defter sahibini ilgilendirir.

Tekrar yukarıdaki hadise dönecek olursak; Allah zengin-fakir, âlim-cahil ayırmaksızın yaşayışlarına dikkat ederlerse, bütün kullarının öldükten sonra da amel defterlerinin açık kalabileceğini bizlere vadetmiş, Peygamberimiz(S.A.V.) de bildirmiştir. İyi evlat yetiştirmek için zengin olmanıza gerek yok. Zenginseniz, sadaka-i câriye, yani toplumun sürekli yaralanacağı binalar, çeşmeler, yaptırabilir, vakıflar kurabilirsiniz. İlim ehliyseniz arkanızda, insanların yararlanacağı eserler bırakabilirsiniz. Bireysel anlamda her kul şu üç şeyden birini yapabilirse amel defteri hep açık kalacak.

Peki devletler söz konusu olunca durum farklı mı?  Pek sanmam. Çünkü devleti bir insan gibi düşünmek ve bütün organlarıyla dinamik tutmak sağlıklı toplumlar, milletler için zaruridir. Bir milleti tek bir vücut olarak ele alırsak kimimiz o vücudun ayaklarıyız, kimimiz kolları, kimimiz tırnakları, kimimiz bağırsakları. Devletler ise o toplumun beynidir, ruhudur. İyi işler yaparsa amel defterine güzel şeyler yazdırır. Kötü işler yaparsa?

  1. Sadaka-i Câriye:

Devletleri yöneten hükümetlerin sadaka-i câriye’yi yerine getirmesi zaten belli başlı görevlerindendir. Vatandaşı için; ücretsiz yol yapar, hastane, postane, okullar, devlet kurumları, ibadethaneler daha pek çok kurum binasını nüfusuna oranla, yeterli miktarda inşa etmek, işleyişini planlamakla yükümlüdür. Bu onun vazifesidir.

Bir devlet bunu ne kadar layıkıyla yaparsa amel defteri de o kadar açık kalır, iktidardan düşse bile iyi şeyler yazılır. Bir Mimar Sinan eseri gördüğümüzde hayranlık duyup, yapana ve yaptırana nasıl dua ediyor, muhabbetle bakıyorsak, bunun tam aksi olduğu zaman da beddua etmemek içten bile değil. Zorlanıyoruz, bazen kendimize mani olamıyoruz.

İnsan, beyni ve ruhunu birleyip Allah’ın huzuruna öyle varır, her yaptığıyla toplumun bir parçası olduğunun idrakiyle yaşamak zorundadır. Devletler ve onu idare edenler bilmeliler ki, yaptıkları ile her an Allah’ın huzurundadır. Vatandaşın gözü, kulağı hükümetin yaptıklarındadır. Sadece kendi vatandaşı da değil, başka milletler de sizin ülkeniz için diktiğiniz her taşı, attığınız her adımı izler, izini sürer. Sessizce sorar, sorgular. Kötü yapılana sevinir, iyi olana üzülür.

Sanıyorum Mimar Sinan gibi imanı, işi; işi, iman olanları çok arayacak bu millet, öyle bir nesli özlemle bekleyeceğiz. Yapılan binaların, hele hele devlet eliyle yapılanların, bir yıla varmadan orasının, burasının dökülmesi adetten oldu. Sağlam dört dörtlük bir esere rastlayamadık. Hâlâ devletin malını derya, deniz gibi tükenmez zannından vazgeçemedik. Hâlbuki doğru iş yapmak, şükürdür. Yanlış yaptıklarınla şükrünü edâ etmediğin her şey bir gün yok olur, elinden sabun köpüğü gibi uçar gider.

Dünyevi şeyler tükenir. Sonsuz değildir. Bütün nimetleri yaptığıyla, ettiğiyle sonsuzluğa insan taşır. Hükümetler de devletlerini, milletlerini yaptığı eserlerle bu dünya arenasında, tarihte var eder ya da yok eder. Tercih devleti yöneten zihniyetindir. Devlet yapboz oynanan oyun tahtası değildir. Bir binayı yıkıp iki kere yapmak, işi ehliyle buluşturmamak, günah ve vebaldir.

Her kuruş rûz-ı mahşerde el olur, kol olur sıkar seni, ayak olur yürür cennetten uzaklaşır, göz olur gösterir; dil olur, dile gelir yanlışı, doğruyu Rabbimin kulağına bir bir deyiverir.

“Dün dünde kaldı cancağızım” bugüne dikkat edelim, yarına iyi şeyler bırakalım…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
15.10.2022 19:04
15.10.2022 19:02
15.10.2022 19:06
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.