DOLAR
18,8190
EURO
20,4574
ALTIN
1.168,12
BIST
4.976,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yalova
Hafif Yağmurlu
7°C
Yalova
7°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
6°C
Cuma Hafif Yağmurlu
6°C
Cumartesi Kar Yağışlı
3°C

5 Aralık Türk Kadınını Seçme Ve Seçilme Hakkının Verildiği Gün.

5 Aralık Türk Kadınını Seçme Ve Seçilme Hakkının Verildiği Gün.
04.12.2022 23:44
A+
A-
5 Aralık 1934 tarihinde ulu önder Atatürk ve meclisin oy birliği kararı ile Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Ama 1930 yılında belediye seçimlerinde zaten kadınlar belediye meclislerinde yer almıştır.
Önce belediye meclislerinde daha sonra köylerde muhtar ve ihtiyar heyeti seçilme hakkına kavuşan Türk kadını 5 Aralık 1934 tarihinde ise milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur.
1935’te genel seçimlerde 17 kadın ile mecliste temsiliyet varken ara seçimle Bu sayı 18  ulaşmıştır. Yasa ve seçim kanununda yapılan değişiklikle %4. 5 kadın meclisde yer almıştır.
Birçok Avrupa ülkesinden önce seçme seçilme hakkına kavuşan Türk kadını gerektiği şekilde yönetim kadrolarında yer alamamıştır. Medeni kanunumuzu hazırlarken örnek  aldığımız İsviçre bile 36 yıl sonra kadınlara seçme seçilme hakkını vermiştir.
Sadece ülkemizde değil Avrupa Amerika ve dünyada da kadınların temsiliyet oranı oldukça az %22’lerde.
Avrupa’da 37 ülkede sonlarda yani sondan 3 durumdayız ülkemiz birçok ülkeden Afrika, Asya ve Orta Doğu ülkesinden dahi geridedir Ruanda %61 Küba Bolivya %53 Meksika %48 ve isveç %45 oranın da temsiliyet vardır. Ülkemiz birçok Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden de geridedir. Dünyada 192 ülke içerisinde 117 sıradayız.
Dünyada 21 ülkede hükümet veya devlet başkanı kadın olmuştur.
Tabii ki kadınların sadece mecliste belediyelerde muhtarlıklarda olmasının yeterli olduğunu düşünmüyorum. Ülkemiz geneline baktığımızda karar alma mekanizmalarının tümünde kadınların oranı oldukça düşüktür.
En köklü 10 üniversitemizde şimdiye kadar kadın rektör olmadığı gibi 127 devlet üniversitesinde bugüne kadar sadece 8 kadın rektör görev almıştır.
Akademik hayatta kadın sayısı oldukça fazladır yani öğretim görevlisi olarak idareci ve müdür olarak kadın sayısı her ne kadar fazlaysa da rektörlüğe iş geldiğinde sayı azalmaktadır. Akademik kariyerde öğretim görevlisi olarak Avrupalı hemcinslerimizden öndeyiz ama kademe yükseldikçe sayı düşmektedir.
Bakanların sayısına baktığımızda da 47 kez hükümet kabinesi oluşmuş ve bunlardan sadece 27’si kadın bakan olarak görev yapmıştır. 2021 yılında bakan sayısı 16’dan 17’ye çıkmasına rağmen kadın bakan sayısı 2’den 1’e düşmüştür.
Kadın vali sayısına gelince sadece 3 tane kadın vali görev yapmıştır. Yalova için bir ayrıcalık olduğunu düşündüğüm 2 tane kadın vali ilimizde görev yapmıştır.
Kadın savcı sayısına baktığımızda durum oldukça vahim mesleği kabul edilen erkek savcı 430 iken kadın savcı 201 civarındadır.
82 baro başkanının sadece 13’ü kadın.
Bunlardan biri de Yalova baro başkanıdır.
Cumhuriyet başsavcısı sayısına baktığımızda sadece iki kadın. Gümüşhane ve ilimiz Yalova’da görev yapmakta olan Sayın savcımızla birlikte.
Kısaca söylemek gerekirse, kademe arttıkça, rütbe artıkça kadın sayısı azalmakta.
Günümüze geldiğimizde 600 milletvekilimizin sadece 104’ü kadın seçilmiş onların da çeşitli sebeplerle sayısı 101’e kadar düşmüştür. 81 ilin 33 ünden kadın milletvekili yoktur.
31 Mart seçimlerinde 8.257 başkan adayının 652’si kadın yani %7.89 larda kalmıştır. Ve seçilebilen kadın belediye başkanı sayısı 41’dir!
Biz Türk kadınları olarak kendimizi sorgulamalı ve üzerimize düşen görevi yapıp yapmadığımız konusunda özeleştirimizi yapmalıyız.
Atatürk’ün bize altın tepside sunduğu bu ayrıcalığı sahiplenmediğimiz görülmektedir. Eğer biz aday olma konusunda dahi çekimser kalıyorsak ya da önümüze çıkan engelleri aşmakta zorluklar çekiyorsak, aşmak için de çabalamıyorsak birinci derecede biz suçluyuz. Haklı mücadelemizi vermeli, meclise girmeli kanun ve yasaların yapılmasında söz hakkımızı kullanmalıyız.
Siyasi partiler kadın kotası koyarak kadınlara ayrıcalık sağladıklarını düşünmektedirler, oysa ki bu bir ayrıcalık değil bir ayrıştırmadır. Kandırmacadır. Kotayı doldurmak için kadınları alt sıralara seçilemeyecek yerlere yazmakta ama kadın kotasını doldurmaktadırlar. Eğer gerçek anlamda adaletten de pozitif ayrımcılıktan bahsediyorsak fermuar sistemini uygulamak şarttır. Bunu uygulamaktan neden çekiniyorlar. Oysaki gerçek hak ve adalet bunu gerektirmektedir sırasıyla bir kadın bir erkek olarak listelerde isimler yer almalıdır.
Gerçi seçildikten sonra da işler öyle kolay değil erkek Egemen bir topluluğun içerisinde erg bir yapıyla mücadele vermek oldukça zor ama zoru başarmak bizim işimiz, biz kadınlar güçlü varlıklarız.
Haklardan bahsedilirken hakların adaletli bir şekilde dağıtılmadigi da bir gerçektir.
Toplumun yarısından fazlasını kadınlar oluşturuyor, kadınlar güç Birliği yapıp toplumun ve dünyanın yönetiminde söz sahibi olmalıdır. Tabii dünyanın daha güzel daha yaşanabilir bir yer olmasını istiyorsak.
Atatürk’ün şu sözünü hatırlatmak isterim.
“Kadınlarımız gerçekten milletin gerçek anası olmak istiyorsa, erkeklerimizden çok daha Aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.”
Biz de  Atamızın dediği gibi. Türk kadınları olarak çok çalışmalı ve milletimizin gerçek anası olmalıyız.
Uluslararası kadın ve toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Nurten Anıl.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.