USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
GÜNDEM

40 yaşından sonra dikkat; meme kanseri riskini tespit edin

Meme kanserinde farkındalığın büyük önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alper Cihan, “40 yaşından sonra meme kanseri olma riski genç bir bireye göre neredeyse 2 katına çıkıyor” dedi.

40 yaşından sonra dikkat; meme kanseri riskini tespit edin
13-10-2021 22:00
Google News

Kartal Belediyesi ve Kızılay Özel Kartal Hastanesi iş birliği ile Kartal Belediyesi çalışanlarına ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’ konulu bilinçlendirme semineri yapıldı.

Seminerde, meme kanseri geçirmiş hastalar da yaşadıkları süreci paylaştı. Seminerde konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alper Cihan, meme kanserinin farkında olunduktan sonra korkulmaması gereken bir hastalık olduğunu ifade ederek, “Ülkemizde son verilere göre kadınlarda çıkan tüm kanserlerin yüzde 47’si meme kanseri. Şu an birinci sırada. Bu da git gide artıyor. Sanayileşmiş toplum, gıda, beslenme, çocuk ve emzirme kültürü, hareketli yaşam, birçok dış etken ve stres maruziyetiyle görülme oranı giderek artıyor” diye konuştu. 

100 KADININ 12’Sİ RİSK ALTINDA

Meme kanseri riskinin ne olduğunun tespit edilmesinin önemini belirten Prof. Dr. Cihan, “100 kadından 12’sinin meme kanseri olma ihtimali var ancak bu risk herkeste yüzde 12 değil. Kiminde yüzde 1-3-5, kimin de ise yüzde 40-50 civarında. Bu risk faktörlerini belirleyen belli testler var. İnternette bile online olarak girip bu testleri yapabilirsiniz. Yüksek, orta ve düşük gibi riskini belirledikten sonra kendi kendine meme muayenesi yapmak lazım. Her ay düzenli yapılan kendi kendine meme muayenesiyle, memede olan şekil değişikliği, içinde çıkan bir kitle, meme başından akıntı, kızarıklık gibi olayları erkenden fark edebilirler” ifadelerini kullandı.

YAŞ İLERLEDİKÇE RİSK ORTAYA ÇIKIYOR

Memenin vücudun dışında bir organ olduğu için 1-2 santimlik kitlelerden hemen korkulmaması gerektiğini, bunların bir çoğunun iyi huylu olduğunu belirten Prof. Dr. Alper Cihan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meme kanseri olmaktan değil geç kalmaktan korkmak lazım. Meme hormonel bir organdır ve her ay adet döngüsüyle beraber hormonların etkisiyle beraber memeler bir miktar büyür küçülür. İçindeki süt bezleri kendileri şişer ve küçülür. Doğuma ve süt vermeye hazırlık aşamasına geçer bu olaylar yoksa da geri küçülür. Böyle sürekli hareket halinde olan hücrelerde yaş ilerledikçe risk de çok artıyor. 40 yaşından sonra meme kanseri olma riski genç bir bireye göre neredeyse 2 katına çıkıyor.”

ERKEN ADET, EMZİRMEMEK RİSKİ ARTIRIYOR

Meme kanseri riskini artıran faktörler hakkında açıklama yapan Prof. Dr. Cihan, “Erken adet görmek, emzirmemek de riski artırıyor. Erken yaşta çocuk doğurmak ve çocukları uzun süre emzirmek de süt verme fonksiyonunu düzenli olarak yapmasından dolayı riski azaltıyor. Kilo, obezite, yağlı beslenme de riski artırıyor” dedi.

EGZERSİZ VE SAĞLIKLI BESLENMEYE DİKKAT

Egzersiz, sürekli aktivite, sağlıklı beslenme, düzenli uykunun vücudun bütün dokularına olumlu faydası olduğu gibi meme kanseri riskini de azalttığını ifade eden Prof. Cihan, “Bazı ailelerde meme kanseri geni diye tanımladığımız bir gen var ve o geni taşıyanların meme kanseri olma riski daha fazla. O gen olmasa bile kişinin meme dokusundaki hassasiyet, aile de meme kanseri olması durumunda risk yükseliyor” ifadelerini kullandı.

PERİYODİK MUAYENEYE ÖNEM VERİN; YÜZDE 100’E YAKIN KURTULMA ŞANSI

Meme kanserinden en önemli korunma yönteminin riski bilmek olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Cihan, şunları söyledi;

“En önemli korunma yöntemi riskimizi bilmek, periyodik muayene yapmak, en ufak şüphede de tanı ve tedavi metodlarına başvurmak. Erken yakalanmış meme kanserlerinde neredeyse yüzde 100’e yakın kurtulma şansımız var. Eskiden bir kişi meme kanseri olduysa bundan yüzde 100 kurtulmak gibi bir konu yok deniliyordu. Artık var diyoruz. Yeni çıkan kemoterapik ajanlar, hormon reseptörleri, biyolojik ajanlarla tedavi edebiliyoruz. Geç yakalananlarda da tedavi şansımız çok yükseldi, seçeneklerimiz çok arttı. Cerrahi tedavi, hormon tedavisi, ışın tedavisi, koruyucu tedavilerle şansımız çok yükseldi.”

KAYNAK : DHA
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
TAKIMOPuanAV.
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ