USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Her hayat bir Roman Nübulyanlar

14-09-2021
Google News

Selam sevgili okurlarım umarım iyisinizdir. Hayat akıp giderken farkına varamadıgımız o kadar hayat varki....
    Bunlardan birtaneside travestiler nübulyanlar. Armatörün torunu işyerine gelen nübulyanlarla tanışmıştı. İşte yeni bir hayat daha diyordu içinden. Kapıdan içeri giren kadın muhteşem görünüyordu. Yaradan özene bezene yaratmıştı. Boy pos kıyafet yüz güzelliği bakınca eşsiz diyebiliriz. "Merhaba" dedi bir ses. Armatörün torunu "merhaba hoşgeldiniz" dedi.
   Kadının üzerindeki montunu aldı. "Buyurun" dedi  Armatörün torunu. Kadın "manikür pedikür saçlarım yıkanacak birde fön istiyorum lütfen postişlerimde yıkansın" dedi. Armatörün torunu çalışanlarına "hemen müşterimizi alalım arkadaşlar" dedi. Nübulyan manikür yaptırmak için oturdu bir telefon geldi telefonunu açan kadına birisi küfür ediyordu. Sebebi belli olmayan bir telefon tartışmasında küfür işiten kadın çok sinirlenmisti. Ses tonu kalın erkeksi bir ses kadınsı tavırlar. Kimdi bu kadın.
 Armatörün torunu nübulyana "Size bir kahve yapsınlar çocuklar sakinleşin" dedi. Nübulyan özür dileyerek kahvenin iyi geleceğini söyledi ve tesekkür etti.
   Başladı anlatmaya....
     Hayatın içinde çok güç şartlarda hayatını kazanan bir toplumdu nübulyanlar onlarında zengini fakiri vardı en önemlisi onlarda insandı ve duyguları vardı normal insanlardan daha çok şiddete maruz kalan ailesi olan olmayan ailesine bakmak zorunda olan olmayan hepsi para kazanmak için uğraşıyordu. Farklı bir cinsel tercihti onlarinkisi.Kadın hissediyorlardı kendilerini.
    Erkek olmaktan nefret edenler vardı aralarında.
  Nübulyanlar gündüz kuaförde tüm bakımlarını yaptırdıktan sonra yollara düşüyorlardı.Istanbulda  Taksim Laleli Aksaray Beyoğlu Tarlabaşı Maltepe Sahil kulüplerin önlerinde iş arıyorlardı. Onların işi bir saatlik gecelik erkek avlamaktı. Erkeklerle para karşılığı birlikte oluyorlardı.
    İyide para kazanıyorlardı. Zaman zaman arkadaşları öldürülüyor  öldürülen bir hayvan bile haber olurken nübulyanların haberi hicbiryerde çıkmıyordu. Oysa onlarda insandı.....!
    Para kazanıyorlardı lakin nasıl kimi yanında bıçak taşıyor kimi cam şişe  kendilerini erkeklerden korumak için yanlarında kesici maddeler bulunduruyorlardı. Nedeni korunmak. Çünkü şiddet görüyorlar ve bazen öldürülüyor yaralanınıyorlardı. Ölen arkadaşlarının bulunmadığı bile oluyordu.
     Ne acıdırki onlarda insandı.
  Saçlarını yaptırmak için oturan Nübulyan sevgilisinin kaybolduğunu ve onu bulamadıklarını anlatıyordu.
    Geceleri fuhuş yaparken yakalandıklarında vergi borcu kesildiğini anlatıyordu kendilerinden.
   Bir yol bulduk diyordu. Gülerek anlatıyordu. Erkekleri eve götürüp arkadaşlarıyla anlaşmalı fuhuş yapmadan erkegi soyup iç çamaşırlarıyla bırakıp arkadaşlarıyla korkutup cüzdanını soyup kaçtıkları anlatıyordu.
    Çünkü istemedikleri bir erkekle birlikte olmak onlar içinde zordu.
Onlarda insan onlarında duyguları vardı. Para kazanıyoruz lakin yakalanınca bize vergi borcu gibi ceza kesiyorlar diyordu. Kazancımızın çoğunu cezalara veriyoruz diyordu. Yinede para kazanmaktan vazgeçemeyiz. Ailemize bakıyoruz kendimizi geçindirmek zorundayız masraflarımız var kıyafet kuaför. Herkese birse  bize bin fiat çekiyorlar diyordu. Hatta vaktimiz oldukça pazarlara gidip alışveriş yapıyoruz diyordu.
     Vicdanlıydılar Allah korkuları vardı. Bakımlı bir kadın kadar bakıyorlardı kendilerine. Bazıları gündüz erkek kıyafetleriyle gece kadın kıyafetleri giyiyordu bazıları gün içinde de kadın kıyafetleriyle geziyordu. İnsan sarrafı olmuşlardı. Çok iyi tanıyorlardı insanları.
     Hele içlerinde biri vardıki. Adı Sıla. Tabiki takma adı sılaydı asıl ismi Ahmetti.
     Ahmet çocukken çok fakirdi. Paraları yoktu gecekonduda yaşıyordu. Mahallelerinde bir marangoz vardı arada Ahmeti yanına çağırıyordu. Ahmet daha çocuktu marangoz Ahmeti dükkanda kucağına oturtuyordu kendine Ahmeti alıştıran marangoz bir gün Ahmete tecavüz eder kimseye söyleme der eline beş lira para verir Ahmeti gönderir. Ahmet sevinçle eve gelir parayı annesine verir kimseye birşey söylemez parayıda marangoz amcaya yardım ettim o verdi der. Annesi sevinir. Ahmet kimseye birşey belli etmeden marangozun yanına gitmeye başlar. Marangoz arada Ahmete tecavüze etmeye para vermeye devam eder. Ahmet Armatörün torunun işyerine müşteri olarak geldiğinde tüm gerçeklerini anlatır. İyi kalpli yüreklidir  sadece sevgiye ihtiyacı olduğunu anlatan Ahmet gözyaşlarını tutamaz anlatırken fakirliğin gözü körolsun der. Marangoz birgün  Ahmeti yine arar teklif ettiği paraya gülen Ahmet "ben artık o parayı tuvalet kağıdı yapmıyorum" diye cevap verir. Ahmet böyle başladı hikayem ve devam ediyorum para için der. Artık o bir kadındır. Ameliyatınıda olmuş estetiklerini de yaptırmış yoluna devam eder . "Şimdilerde kimbilir nerededir Ahmet" der Armatörün torunu. Merak ettiğim o kadar insan varki kimbilir nerdeler ne oldular...? Saçlarınıda yaptıran Nübulyan parfümlerini sıkar ödemesini yapar fazlasıyla bahşişini öder ve yola koyulur. Armatörün torunu "hayırlı işler kendine dikkat et" der ve Nübulyanı gönderir. Yeni insanlar tanımak çok güzeldir yeni hayat hikayeleri öğrenmekte. Birde onları tekrar sağ olarak görebilecekmiyim düşüncesi olmasa ne güzel olurdu diye düşünür Armatörün torunu. Tüm nübulyanlara selam olsun

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Rüzgar Büyüktankaya
Rüzgar Büyüktankaya