USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SİSTEM ve ALGI!

27-11-2021

Literatür sistem tanımını, açıklamasını şöyle yapıyor; Sistem kavramının farklı tanımları yapılmıştır. Genel olarak düzenli bir biçimde birbirini etkileyen ve birbirine bağlı birimlerden, değişik bölümlerden oluşan ve genel bir plana göre kurulan, belirli bir sonuca ulaşmak için amaca yönelmiş bir bütündür. Ülkelerin yönetim şekillerine göre bir anayasası ve bu anayasaya bağlı olarak tüm işlevlerin karşılığını bulabileceği kanunları vardır. Kanunların da uzantısında tamimler, yönetmenlikler, tüzükler vs uzar gider. Hiçbir hareket yoktur ki kanunlarda karşılığı olmasın, çok özel ve ilklerden ise, menfi ya da müspet, eşdeğerleri ile benzetmeler yapılır, kanun adamlarımız tarafından algı oluşturularak sonuca varılır, nihayetlendirilir.
 Milletlerin, topluluk halinde yaşayan halkların yaşamlarında mutlu olmalarını sağlayan en önemli unsur sistemlerinin olması, anayasa ve uzantısında ki kanunlar ve halkın yaşamına eşleştirecek adalet sistemi, kurumlarıdır.
 Türkiye devletinin sistemi var mıdır? Elbette vardır, vardır ama algı haline göre farklı yorumlamalara maruz kalır, farklı yorumlamalarda da farklı uygulamalar ortaya çıkar. Ben yorumlayayım; Türkiye cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir, sistemi de Türk milletinin özgür ve mutlu olması adına oluşturulmuşsa daim kılmalı ve akşama olmamalıdır. Hurafe, ezber, bilimsel dayanağı olmayan ne varsa saçmadır, uyduruktur, bir ya da birkaç kişi ya da ülkenin menfaatine, çıkarına bir eğilim, savsaklama halidir.
 Sistem sürece bağlı olarak yenilenir, revize edilir, insan hayatı gibi durağanlığa karşı durulmalıdır. Yenilenmek ve revize edilmek değiştirmek değil, geliştirmektir. Sistem tanımında belirtilen “belirli sonuç” değişmeyen tek hedef olarak, üst başlık olarak hep var edilmeli ve kalmalıdır ki: insanımızın mutlu olması.
 Tamda insani ve temel değerlerimizden ve beklentilerimizden bahsederken yetken olmayan, başarısız, beceriksiz siyasiler insanımıza mutluluk sunamadıklarında algılar üzerinde çalışmaya yeltenirler. Çağımızın en önemli başvurulan yöntemlerindendir, algı. Algı oyunlarıyla aç olanı tok hissettirme, işsiz olanı büyük ve mutlu hayallere sarma, hasta ve perişan olanı sonunda büyük bir refah ve zindelik var deyip inandırma, yani kandırma sarmalıdır. Sistemlerin tüm ayrıntıları ile belirginliği var ise, tüm meseleleri içine alıp döngü esnasında ki tüm çıkmazlara ışık tutabiliyorsa, algı üzerinde ki tüm çalışmalar boşadır, algı çalışmaları sahneye konulurken dahi gülüşmeler, ciddiye almamalar, protestolar başlar ki, ortaya konulmaya çalışılan foyadır. Doğru ve yanlısı hemen ayırt etmek ve kendi duruşunu ortaya koyabilmek ise olağanüstü bir beceri, yetenek değil, sağlam ve gerçeklerle donatılmış eğitim, öğretim alan insanın tepkisel halidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de vurgusunu yaptığı gibi gerçek ordu eğitim, öğretim ordusudur, her fert ömrünce askerdir. Atatürk yine öğretimin, algının önemini su sözüyle vurgulamıştır; Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.
 2021 Yılının ikinci yarısını yaşadığımız günümüzde farkındasınızdır umarım, dünya da ve ülkemizde vuku bulan tüm olumsuz hal ve gelişmelere rağmen, Türkiye Cumhuriyetinin sarsılmaz ligi ve insanımızın umutlarını muhafaza etme hali, atamızın ve aydın ecdadımızın kurduğu cumhuriyetimizin temel unsurları ve sarsılmaz bütünlüğüne dayalıdır. Örnek aramaya gerek yok, Afganistan ve içler acısı hali, yaşamakla ölmek arasında kalan milyonlarca Afganlı, zulüm içinde yaşamaktansa, onur ve şereften vazgeçip var olmaksa, hayır deyip kendi hayatını kendi sonlandıran, sayısı küçümsenmeyecek kadar Afganlı. Aklınıza gelen soru su; kendi hayatımı sonlandırmam, savaşarak olurum. Elbette, haybeye ölmek yerine savaşarak, yanlış olan girişim ve uygulamalara başkaldırarak ölmek çok daha evla. Bu evla dediğimizi yapmak içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, o sarsılmaz iradenin sevk ve idaresine, stratejiye ihtiyaç var. Çanakkale ve kurtuluş savaşımız sadece çok ölüme koşanımızla kazanılmadı, doğru ve sarsılmaz bir irade ve doğru strateji ile yönetim vardı. Sistem doğru olacak, yanlış algılamalara da yanlış sunumlara da imkân ve fırsat verilmeyecek, eğitim, öğretim ve bilinç seviyesi yükseklere ulaşmış bir milleti ne atom bombası ne de hidrojen bombası yıkamaz, dağıtamaz.
 Mir Murat Demir
 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?